Ortaçağdan beri şifacılar tarafından kullanılan sarı kantaronla tanışmadı iseniz size sarı kantaron bitkisinden ve sarı kantaronun faydalarından bahsetmek isteriz. Memleketimizde Akdeniz ve Ege Bölgesinde sıklıkla yetiştiği gözlenmekle birlikte Sarı Kantaron (Hypericum perforatum) kantarongiller familyasından anavatanı Avrupa, Kuzey Afrika ve Batı Asya olan tıbbi bir bitkidir. Bu bitki bizim hayatımıza nasıl girdi diye soracak olursanız, babamızın organik ilaçlar ve doğadan gelen şifa ile tedaviye olan güveni ve araştırmaları sonucu sürekli tekrarlayan bilek şişmeleri ve ağrılarına çözüm aradığı bir zaman dilimine denk gelir. Sonrasında uçuklar, küçük yaralanmalar gibi durumlarda haricen kullanma ile her zaman yanımızdan ayırmadığımız bir bitki yağı olmuştur. Sarı kantaronun çiçek açtığı haziran-eylül dönemlerinde bu bitkiyi toplayarak “sarı kantaron yağı” yapabilirsiniz. Tabi bu kısım sabır, bilgi ve özen istemektedir. Yağ yapmak için bilgi, tecrübe ve imkanınız yoksa, Sarı Kantaronun yağını, Gıda Takviyesi ve Losyonlarını hazır olarak bulmanız da mümkün olmaktadır..
(Hypericum perforatum) kantarongiller ailesine mensup olan sarı kantaron, Asya, Avrupa, Kuzey Afrika ve A.B.D.’de yetişen, altın sarısına hakim bir renkte ve şemsiye biçiminde çiçekleri bulunan, çalı formunda, çok dallı ve çok yıllık bir bitkidir. Çiçekleri sıkıldığında veya zeytinyağında bekletildiğinde resimde görüldüğü gibi kırmızı renkli bir sıvı salgılamaktadır.
Hap olarak kullanımı ise biraz daha karışıktır. İlgi ve ihtiyaç duyanlar sağlık sorunları doğrultusunda hekimlere danışarak kullanmalıdır. Eğer ihtiyaç duyuluyorsa, üretici firmanın tavsiyelerini de dikkate alarak minimum dozda kullanılması uygun olacaktır. Her şifalı bitkide olduğu gibi bu bitkininde kullanımında bazı sakıncalar bulunmaktadır. Yağının sürülmesinde hiçbir sakınca yoktur sadece sürdükten sonra güneşe çıkılması durumunda cilt lekelerine neden olmaktadır. İçildiği zamanda açık renkli insanlarda güneşe aşırı hassasiyet meydana getirir. Sarı kantaronun yan etkilerinin genellikle hafif olduğu ve mide rahatsızlığı, ürtiker veya diğer deri döküntüleri, yorgunluk, huzursuzluk, baş ağrısı, ağız kuruluğu, baş dönmesi ya da akıl karışıklığı şeklinde ortaya çıktığı ve antidepresan, kan inceltici, oral kontraseptif, tansiyon ilaçları ve astım ilaçları ile birlikte kullanılmaması gerektiği belirtilmektedir.
Sarı kantaron yağı faydaları ve kullanım alanları;
Çeşitli sağlık sorunlarına iyi geldiğine inanılan kantaron yağı, sarı kantaron çiçeğinden elde ediliyor. Birçok kişi son dönemde popülerliği artan kantaron yağını evde yapıp kullanmak istiyor. Bunun için kantaron yağının yapılışını ve püf noktalarını arama motorlarında arayanların sayısı günden güne artıyor. Siz de bu gruptaysanız ve kantaron yağı yapmak istiyorsanız, püf noktalarımızı gözden geçirmelisiniz.
Uygun mevsimde pazarlarda satılan kantaron çiçeğini aktarlarda da bulabilirsiniz. Kendiniz toplama fırsatı yakalamışsanız, temiz hava ve kır gezintisi şansını da kaçırmamışsınız demektir.
Bir demet kantaron çiçeği orta büyüklükte bir kavanoz kantaron yağı yapmak için yeterlidir.
Kantaron yağı yapmak için aldığınız çiçekleri öncelikle iyice yıkayıp kurutun. Ardından çiçekleri elinizle sapından koparıp kavanoza alın. Çiçekleri ayırırken makas, bıçak gibi metal aletler kullanmamaya dikkat edin.
Bütün çiçekleri kavanoza aktardıktan sonra üzerini saf zeytinyağı ile tamamlayın. Kavanozun ağzını önce bir tülbentle sıkıca kapatın.
Kavanozu güneşe koyup kantaron çiçeklerinin özlerinin yağa geçmesi için 5 gün kadar bekletin. Ardından kavanozun ağzını kava almayacak şekilde kapakla kapatıp güneşte bekletme işlemini 45 gün kadar daha sürdürün.
Bu sürede çiçeklerin özü yağa geçecek ve yağın rengi koyulaşacak, kırmızıya yakın bir hal alacak. Yağ bu hale geldiğinde kullanıma hazır demektir.

![]() |
Tel |
08504661980 |
| Tel | 08504662980 | |
| e-posta | Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. |
Copyright © 2017-2026 Ersağ Evimde. Tüm hakları saklıdır.
Bu sayfa Çevre Gönüllüsü Mehmet SOYSAL tarafından Yönetilmektedir.
Ersağ Resmi Sitesi değildir.
Uyarı:
www.ersagevimde.com.tr sitesi, ersag.com.tr adresli Ersağ Resmi İnternet Sitesi ile herhangi bir ticari, hukuki veya kurumsal bağa sahip değildir. Sitemiz, Ersağ firmasının resmi web sitesi değildir; Ersağ ürünlerinin tanıtımını, pazarlamasını veya satışını yapmamaktadır.
Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme ve içerik paylaşımı amacıyla sunulmaktadır. Yayınlanan içerikler, geçmişten günümüze kamuya açık kaynaklarda yer alan bilgilerden derlenmiş olup, zamanla güncelliğini veya geçerliliğini yitirmiş olabilir.
Sitede yer alan hiçbir içerik; tıbbi tavsiye, teşhis, tedavi, yönlendirme veya reçete niteliği taşımaz. Bu bilgiler, doktor muayenesinin yerine geçmez ve kişisel sağlık kararları için esas alınamaz. Sağlıkla ilgili tüm konularda mutlaka uzman bir doktora başvurulmalıdır.
Uzman görüşü alınmadan yapılan uygulamalardan doğabilecek doğrudan veya dolaylı zararlardan www.ersagevimde.com sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden ve içerikleri kullanan herkes, bu uyarıları peşinen kabul etmiş sayılır.
Sitede yer alabilecek tipografik hatalardan, fiyat, kampanya veya promosyon bilgilerinden Ersağ Firması sorumlu değildir. Bu tür konularda yalnızca ersag.com.tr adresli Ersağ Resmi İnternet Sitesi esas alınmalıdır.
İçeriklerde yapılabilecek duyuru, güncelleme veya düzeltmelerin gecikmesinden www.ersagevimde.com.tr sorumlu tutulamaz.
Merhaba, üyelik için yardımcı olabilirim?
ersagevimde.com.tr web sitesi, ersag.com.tr ile herhangi bir resmi bağlantıya, temsil yetkisine veya kurumsal ilişkiye sahip değildir.
Bu site bağımsız bir alan adı olup yalnızca bilgilendirme amacıyla yayınlanmaktadır.
Resmi Ersağ sitesi için ersag.com.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.
Site sahibi: Mehmet SOYSAL

